İlkokul Setleri
4 Set
Sınava hazırlanan hemen her öğrenci aynı soruyu soruyor:
“Günde kaç saat çalışmalıyım?”
Kimi 3 saat diyor, kimi 8 saat. Sosyal medyada “günde 10 saat çalışıyorum” videoları dolaşıyor. Peki gerçek ne?
Gerçek şu: Bu sorunun tek bir cevabı yok. Ama doğru soruyu sorduğunda, seni yoran bu belirsizlik bitiyor.
Ders çalışmayı sadece saatle ölçmek, tartıya çıkmadan “sağlıklıyım” demeye benzer.
Aynı süreyi çalışan iki öğrenciden biri ilerlerken diğeri yerinde sayabilir. Çünkü farkı yaratan şey sürenin kendisi değil, o sürenin nasıl kullanıldığıdır.
2 saat boyunca:
gerçekten odaklanarak çalışan bir öğrenci
5 saat boyunca masada oturup zihni başka yerde olan bir öğrenciden
çok daha fazla yol alabilir.
Bu yüzden “kaç saat” sorusu tek başına eksik kalır.
Genel bir çerçeve çizmek gerekirse:
Günde 3–4 saat:
Temeli olan, düzenli çalışan ve doğru yöntem kullanan öğrenciler için yeterli olabilir.
Günde 5–6 saat:
Sınav yılına girmiş, net artırmaya odaklanan öğrenciler için ideal aralık.
Günde 7 saat ve üzeri:
Ancak çok planlı, molalarını doğru yöneten ve tükenmeden çalışabilen öğrenciler için sürdürülebilir.
Buradaki kritik kelime sürdürülebilirlik.
Bir gün 8 saat çalışıp üç gün hiçbir şey yapamıyorsan, bu denge değildir.
Birçok öğrenci aslında yeterli çalıştığı hâlde kendini yetersiz hisseder. Bunun birkaç nedeni vardır:
Sosyal medyada abartılı çalışma paylaşımları
Başkalarının temposuyla kendini kıyaslamak
Çalışmanın sonucunu hemen görmek istemek
Oysa gerçek hayatta ilerleme sessizdir. Netler bir anda fırlamaz, bilgi birikimi zamanla yerleşir.
Gerçekten verimli bir çalışma için şu üç soruya “evet” diyebilmek gerekir:
Çalıştığım sürede gerçekten odaklanıyor muyum?
Yanlışlarımdan ne öğrendiğimi biliyor muyum?
Bugünkü çalışmam dünküyle bağlantılı mı?
Bu üçü varsa, saat sayısı ikinci planda kalır.
Başkasının programını değil, kendi ritmini bulmalısın.
Kendine şunu sor:
Hangi saatlerde daha iyi anlıyorum?
Ne kadar çalışınca yorulmadan bırakabiliyorum?
Ertesi gün yeniden başlamak bana zor geliyor mu?
Eğer ertesi gün masaya oturmak istemiyorsan, muhtemelen fazla zorlamışsındır.
Sınav süreci kısa bir sprint değil, uzun bir maraton.
Bu maratonda seni ileri taşıyan şey rekor saatler değil, her gün yeniden başlayabilme gücüdür.
Kendine şunu hatırlat:
Bugün yaptığın küçük ama gerçek bir çalışma, hiç yapamadığın mükemmel bir programdan çok daha değerlidir.
Elifnur Gökmenoğlu- Denemebank.com Blog Yazarı